Popüler Tarihçileri Kızdıracak Açıklamalar

Tarihçi Hakan Erdem, Doğan Kitap’tan çıkan kitabı; “Tarih-Lenk”te çok satan tarih kitaplarını cümle cümle inceliyor ve büyük tartışma yaratacak tespitlerde bulunuyor. Bu nedenle pek çok kişi, bu röportajı okuduktan sonra “Peki ama bu adam kim?” diyecektir. Hakan Erdem, tarihçi. Doktorasını Oxford’da yaptı. Sabancı Üniversitesi’nde Osmanlı Tarihi dersleri veriyor. Bu kitapta izlediği metodu içeren “Kaynaklar ve Yöntemler Üzerine” de dersler verdi. Kendisi aynı zamanda yazar. “Kitab-ı Duvduvani”, “Unomastica Alla Turco” ve “Zaman Çöktü” isimli romanları var. Akademik çalışması “Osmanlı’da Köleliğin Sonu” da kitaplaştı. Tarihçileri ağır bir dille eleştiren Erdem’in “Bunları söylemek haddine mi?” diyeceklere ise cevabı hazır: “Metnim kendini savunacaktır. İşte 800 dipnot, her metinden alıntı, zengin bir kaynakça…”
Soner Yalçın tarihin A,B,C’sini bile bilmiyor
“Tarih-Lenk”in en ilgi çekici bölümü; “Bariz Cehalet ve Bilgiçlik” bölümü… Bunlardan birinin de Soner Yalçın olduğunu söylüyorsunuz. Siz onu “cehaletinden” ötürü eleştiriyorsunuz. Cehalet, ağır değil mi?
Hemen bir örnek vereyim. Fatin Rüştü Zorlu’nun ailesini anlatıyor, “Efendi”de. Onun Sabatayist olduğunu… Diyor ki; “Dedesi Rus İbrahim Paşa’dır. XIX. yüzyılın başında Petersburg limanından ayrıldığı kruvazörüyle Artvin’e sığınmıştı. Kimdi bu Rus İbrahim Paşa? Rus tarihine bakarak bu sorunun cevabını bulabiliriz?” Bir süre sonra Rus adı bile bilinmeyen bu hayali kahramanın 1825’te Osmanlı’ya sığınan bir Dekabrist olduğunu da söylüyor. Yalçın hayali bir kahraman yaratıp malumatın olmadığı yerde spekülasyon yapabilir. Ama Rus İbrahim Paşa’yı 1825’de kruvazöre koyamaz. Çünkü kruvazörler daha yapılmamıştı. Diyelim ki, yapılmıştı ya da kastedilen bir gemiydi. Gemi Baltık’tan yola çıktı. Bunun için önce Cebelitarık’ı geçmesi gerekir. Osmanlı’ya sığınacaksa ilk liman Cezayir’dir, niye oraya sığınmıyor? Diyelim ki beğenmedi, Girit, İzmir, İstanbul var sırada. Hadi hiçbirini beğenmedi, Boğaz’ı geçti. Ya da bu yolu izlemek yerine Vikingler gibi gemisi küçüktü, karada sırtında taşıyıp nehir yolunu izleyerek Karadeniz’e ulaştı. Ama Artvin limanına sığınmayı nasıl başarıyor? Mümkün değil çünkü Artvin’in limanı yok!
|
|
Devamını oku...
|
|
Çağdaş Yorumbilim Kuramları |
|

Yazar : Prof. Dr. Osman Bilen Yaynevi : Şule Yayınları
Liste Fiyat : 15,00 YTL
Bilgi / Aklama :
Yorumbilim’in (hermeneutik) tarihi için, insanın içinde bulunduğu dünyayı ve evreni anlama çabasının tarihidir dense yeridir. Zira insan nesli, dünyada bulunuyor olmasının kutsal kitaplarla iletilen anlamını kavramayı, göğüslemesi güç olsa da mutlaka üstlenmesi gereken bir düşünce, yaşam ve varlık alanı olarak görmüştür. Bu yüzden Hölderlin’in, “İnsan yeryüzünde şairâne barınır” diyerek ifade ettiği dünyada oluşun bu çetin mahiyeti, Yorumbilim’in kadim geçmişinin çetinliğine de delâlet eder. Zira ‘yorumlamak’, yoranı da yorduğunu da yorgun düşürecek, bu eyleme maruz kalan ortam, nihayetinde bundan nasiplenecektir. İnsan için yeryüzünde ikâmetin dinginliği başka türlü nasıl sağlanabilir?
Yorumbilim’in Çağdaş Kuramları, ‘yorumlama uğraşı’nın kadim geçmişinden yirminci yüzyıla erdiğinde konakladığı uğrakları hemen her yönüyle okura sunuyor: Romantik, Felsefî, Eleştirel Hermeneutik’in Schleiermacher’den Gadamer’e, Dilthey’dan Heidegger’e Habermas’a, Apel’e uzanan düşünsel boyutlarını bulabileceğiniz eserin, günümüz düşünce ortamına katkılarının olacağı umudunu taşıyoruz.
|
|
Gezgin ve Bilgin İlber Ortaylı'yı Tanımak |
|
İlber Ortaylı, 20-21. yüzyılların büyük tarihçilerinden biridir. Bu sıfatı hangi şartlar içinde ve nasıl kazandığını, şahsi görüşlerim çerçevesinde anlatmak istiyorum. Yakın dostu olarak değil, sakınmayan kritikleri ile ün yapmış bir tarihçi sıfatımla... Yılmaz Öztuna
Bu satırların yazarı, Ortaylı'nın kütüphanesini taşıdıkları pazar günlerinde sayısız araba yolculuğu yaptı. Kâh evinden aldıkları kütüphanesine, kâh kütüphanesinden aldıkları evine taşınırken arada arabayı bir yerlere park eder, sıkıcı pazar günü akşamlarının ıssızlığındaki Ankara "kafe"lerinde otururduk. Sanırım, bu günlerden birinde Hoca, Ankara'yla ilgili sorunu olan herkes için unutulmayacak şu cümleyi söyledi: "Ankaralılar dünyanın her yerinde mutlu olur." Hakan Kaynar
Ben, İlber Ortaylı'nın arkadaşlığından beslendim, gurur duydum; yaşadıkça bunun böyle sürüp gitmesini de diliyorum. Bir de, diyorum, Türkiye ondan gereğince, gurur duysa. Çok mu safcana bir beklentidir? Enis Batur
Yazar: Ahmet Nezihi Turan Yayınevi: Paradigma Yayınları Sayfa sayısı: 145 ISBN: 9789757819561 Basım tarihi: Şubat 2009 Kategori: Biyografi / Anı |
|
Üç Günlük Dünya bir Günlük Hikaye 
Oçen Jalko/Üç Günlük Dünya-Bir Günlük Hikâye bize bir diasporanın kurbanlarını anlatıyor. Kırım: kültürlerin ve etnisitelerin koparılmaz bir şekilde iç içe geçtiği pota; tarihin ve tabiatın kucaklaştığı eşsiz bir ülke, bir mini Endülüs... Şarkısı henüz bestelenmemiş... Oçen Jalko, Kırım Türkleri Diasporası'nın kurbanlarının hikayesi; diasporadan ve perestroikadan sonra Kırım ve Kırım tatarları... kurbanlar yıldızlardır; elinizdeki metin kuzey yıldızlarının hikâyesi. Yıldızları görmek için Kırım'a gitmek gerekir. Oçen Jalko, rahatsız edecek ölçüde "gerçekçi" ve bu yüzden iç burkan, tarihî bir nostaljinin hüznüyle sırılsıklam bir hikaye. Oçen Jalko, Osmanlının Kırımı'nın, Üçüncü Selim'in Kırımı'nın, hikayesi: "Ya Kırım beni alır, ya da ben Kırımı."
Kırım'da bir Türkiyeli: Ahmet Nezihi. Kırım'da bir Türkiyeli ne hisseder, ne düşünür, ne görür ve neyi umut edebilir! Türkiye'nin bir Kırım politikası var mıdır? Ahmet Nezihinin satır aralarında yumuşak fırça darbeleriyle îma edilmiş "ince" eleştiriler bulacaksınız. Yazar: Ahmet Nezihi Turan Yayınevi: Paradigma Yayınları Sayfa sayısı: 263 ISBN: 9759218275 Basım tarihi: Nisan 2005 |
|

Kategori: Edebiyat Yazar: Vecihi Hürkuş Sayfa: 424 Ölçü: 13.5 x 21 cm ISBN: 975-08-0219-5 Yapı Kredi Yayınları 6 Ocak 1896-16 Temmuz 1969 yılları arasında yaşayan Vecihi Hürkuş, Türkiye'nin havacılık tarihinde önemli bir ad. Hiçbir devrin ve hiçbir kimsenin adamı olmayan Vecihi Hürkuş, üstün yetenekli bir pilot, başarılı bir uçak mühendisi, havacılığa âşık bir idareci olarak yaşadı. Kurtuluş Savaşı'na katılmış, Türkiye'nin hem bağımsızlık savaşında hem sivil havacılık tarihinde yer almış Vecihi Hürkuş'un anıları, tarih kitaplarında rastlanamayan gerçekleri de gün ışığına çıkarıyor. KİTAPTAN: "Burada halkımızın gözleri önünde yaptığım uçuşların, tayyaremin sağlamlığı hakkında kâfi ve pratik bir delil olduğu aşikârdır. Bu hadiselere rağmen, tam bir başarıya sahip bir milli eserin bir kalemde mahvedilmesi bugünkü milli kalkınma anlayışına yakışır mı ve sizin vicdanınız bu haksızlığa razı olabilir mi? Tayyaremin muayenesi için Fen Şubesi, elinde aerodinamik vasıfları tespit edecek vasıta bulunmadığını ileri sürüyor. Çok rica ederim binbaşım! Fen Şubesi, fenni muayenelerin icap ettiği vasıtaları henüz tatmin etmemiş bulunuyorsa, bütün varını vermek suretiyle milli havacılığımızda muvaffak bir eser meydana getirmiş bulunan bir vatandaşın kabahati nedir? Binaenaleyh, bu haksızlığın giderilmesini ve tayyaremin kurtarılmasını tekrar tekrar sizin vicdanınıza bırakıyorum." |
|
Cihânnümâ’ya üçüncü bakış... |
|
‘Cihânnümâ’yı ilk yazan ve çoğalttıran Katip Çelebi oldu. Ondan uzun yıllar sonra ‘Cihânnümâ’ matbaayı bu topraklara getiren İbrahim Müteferrika tarafından kapsamlı eklentilerle basıldı. Bülent Özükan bir müzayedede bulduğu orijinal baskıyı alıp, üzerinde beş yıl çalıştı. İşin içine ekibini de katarak herkesin anlayabileceği bir şekle getirdi. Ve yepyeni bir ‘Cihânnümâ’ yarattı...
Bilirsiniz başarılı işadamları ya da patronlar diyelim, zaman zaman ‘Ben buralara nasıl geldim, benim gibi olmanın yüz yolu, deneyimlerim ve ben’ gibi hayli egosantrik kitaplar, albümler yayımlarlar (çoğunu da birileri yazar.) Bunların çoğu eşe dosta hediye, kendi kütüphanelerine de süs olarak renk katar. Yine bir patronun elinden çıkan Cihânnümâ isimli kitap ise bu kişisel kaygılardan çok uzakta ve çok enteresan bir eser. Çok eğlenceli, çok masalsı... Bu kitap, sanki bir arayışın öyküsünü anlatıyor. Paul Auster romanlarındaki gibi görünen gerçekliği değil, daha da ötesini -ya da gerisini. Yirmi üç yıldır kitap, dergi, ansiklopedi üreten Boyut Yayınları’nın sahibi Bülent Özükan bilim adamı dostları ve ekibiyle birlikte eski zamanın genel kültür ansiklopedisi sayılan Cihânnümâ isimli tarihi kitabı tekrar tekrar elden geçirerek, sayısız denemeler sonucunda yeniden yayımladı. Kitapta, Özükan’ın hayattaki başarıları anlatılmıyor elbette... İlki ordu katibi Katip Çelebi’nin notlarından 360 yıl önce doğan Cihânnümâ, 78 yıl sonra İbrahim Mütefferika’nın eline geçmiş, içeriği bir kat artarak bu ilk matbaacımız tarafından bazı zenginlere ve elbette Saray’a sunulmuştu. Bülent Özükan yıllar sonra Cihânnümâ’yı orijinalini koruyarak değişik bir ‘boyut’ta hazırlayıp, örneğine ancak müzelerde rastlanabilecek bir esere imza attı. Tabii ki beş yıl boyunca ona yardımcı olan özverili ekibiyle (Murat Öneş, Orhan Koloğlu, Mustafa Kaçar, Füsun Savcı, İbrahim Yılgaz...) |
|
Devamını oku...
|
|
|